Yüz Felci Tedavisi ve İlaçları

Yüz Felci Tedavisi

Yüz Felci Tedavisi ve İlaçları gibi hastalığa ait tüm merak edilenleri yanıtlıyoruz. Yüz Felci Tedavisi egzersizleri gibi bir çok merak edilen detay burada.

Yüzün bölümlerinde yer alan kaslar, arka tarafında kalan ve beyin sapı kökeninden kulak arkasına kadar uzanan kafa, yüz siniri olduğu bilinmektedir. Yüz Felci dediğimiz olay kafa yapısında bulunan tüm sinirleri etkiler. Ayrıca;

  • Kulak,
  • Tükürük bezi,
  • Göz yaşı bezi,
  • Dil (Tat Duyusu)

gibi bir çok dala ayrılmaktadır. Yüz felci tedavisi araştırması yapan insanlara öncelikle hastalığın tanımını yapmamız gerekmektedir. Kafadaki sinir liflerinin hasar görmesi ile yüzde bulunan mimik kaslarının işlev kaybı oluşmasına yüz felci denmektedir. Yeni doğan bebekler ve gençler dahil olmak üzere, her yaş aralığında görülmektedir. Yüz felci tedavisi hastadan hastaya farklılıklar göstererek uygulanır. Her iki cins’dede eşit sıklıkla görülen bu hastalık istatistiklere göre binde iki sıklığında görülebilir. Her ne kadar kış aylarında yüz felci oranının arttığı söylense’de, yaz aylarında’da bu tip rahatsızlıklar oldukça fazla görülür.

Yüz Felci Tedavisi sebebine göre ikiye ayrılır.

  1. Santral yani Beyinde oluşan hasarlar sonrasında yaşanan yüz felci.
  2. Periferik, Dış faktörler tarafından oluşan hasarlar sonrası yüz felci.

Yüz Felci Tedavisi

Yüz Felci Tedavisi yukarıda anlattığımız gibi hangi sebepten olduğuna göre değişiklikler göstermektedir. Daha fazla sıklıkla görülen Çevresel faktörler sonrasında oluşan yüz felcini kısaca açıklayalım.

Beyinden yola çıkan sinir sistemi dar olan kulak içinden geçip yüz sinir sistemini oluşturur. Kulak ön tarafından başlayarak mimiklerimizi oluşturan kaslara ulaşır. Yüz felci tedavisi için gelen hastaların çoğunun sebebi soğuk havalarda ve viral hastalıklar yüzünden sinirlerin sıkışması sonucunda oluşmuştur.

Yüz Felci Tedavisi
Yüz Felci Tedavisi

Yüz Felci Nedenleri;

  • Beyin kanaması,
  • Çeşitli hastalıklar,
  • İç kulak yolu iltihabı,
  • Diş iltihabı (üst çene),
  • Kafa ve Yüz Travmaları,
  • Doğuştan gelen hastalıklar,
  • Viral hastalıklar,
  • Doğarken sinirlerin zarar görmesi,
  • Tümör,
  • Diyabet,
  • Şeker Hastalığı,
  • Hiper/hipotiroidi ,
  • Hamilelik,
  • Hipertansiyon,
  • Toksit nedenler,
  • Ameliyat sonrası,
  • Soğuk hava (ceryan),

gibi bir çok etken yüz felci olmanızı sağlayabilir. Yüz felci hastadan hastaya göre değişiklik göstermektedir. Gülerken anlaşılan yüz felci en hafif etkililer arasında yer alır. Yüz felci hızla gelişmektedir ve tam etkisini en fazla bir kaç gün içerisinde gösterir. Yüz felci olan hastalar sabah kalktıkları zaman felçli kısımda farklılıklar hisseder veya şiddetli kulak ağrıları çeker. Felcin ilerlemesi ile mimikler eskisi gibi kullanılamaz ve felcin gerçekleştiği kısımdaki göz kapağı kullanılamaz. Yüz felci tedavisi çeşitli egzersizler ve ilaçlarla etkileri azaltılabilir.

Yüz felcine bağlı olarak, Felcin gerçekleştiği kısımda;

  • Düzleşme,
  • Kayma hissi,
  • Konuşma zorluğu,
  • Göz kırpma sorunu,
  • Ağızdan salya akması,
  • Beslenmede zorluk,

gibi çeşitli işlev kayıplarına sebep olacaktır. Çoğu hastada tat alma duyusunun bozulması görülürken, hasta gülerken veya konuşurken bu durumu başkaları’da fark edebilir.

Yüz felci tedavisi için gelen hastaların en çok sordukları soruları kısaca yanıtlıyoruz.

  • Soru: Vücudumuzun başka yerlerine felç bulaşır mı?
  • Cevap: Hayır başka hiç bir yere bulaşmaz.
  • Soru: Başka insanlara bulaşır mı?
  • Cevap: Başkalarına bulaşmaz, bulaşıcı bir hastalık değildir.

Yüz Felci Tedavisi İlaçları

Yüz felci tedavisi için genellikle ilaca veya cerrahi operasyona gerek kalmadan kendiliğinden düzelebilmektedir. Yüz felci tedavisi ciddi hastalar için bekletilmeden başlanması gerekir. Çoğu hastada 2-3 hafta içerisinde tüm belirtileri geçebilirken, bazı hastalarda bu durum çok daha uzun sürebiliyor.

Yüz Felci Tedavisinde İyileşme Hızı

Yüz felci tedavisi uygulanan hastalarda bu durum değişiklik gösterebiliyor. Hasar gören sinir sisteminin onarılması, yenilenmesine bağlı olarak 15 gün ile 18 ay arasında tam sonuç alınabilmektedir.

Tedavi sürecinde hastanın kendine ve iyileşmeye gösterdiği önem oldukça etkilidir.